Anne Olduktan Sonra Günlük Bakımım Nasıl Değişti ?

Günlük bakım mı? Hangi ara dediğinizi duyar gibiyim. Yalan yok saçlarımı tarayacak vakit bulamadığımda, ben de isyanlarda geziyorum. Vakitten de ziyade enerji yoksunluğu.Bazen bütün gün pijamalardan çıkılmıyor, hatta o pijamalar ek gıda döneminin tatlışlığı sebebiyle bin bir türlü leke çeşitleriyle tanışıyor. Öyle yani. Ama yine de günlük bakım denen şeyin varlığını kendime hatırlatmaya çalışıyorum ve iyi de geliyor.  Çünkü kendimiz için ne kadar ufak olduğuna bakmaksızın bir şeyler yapmaya devam etmeliyiz,  rutin bazen çok rahatlatıcı olabilir.

Günlük bakımımda değişen en önemli şey, artık sabah kalktığımda veya akşam yatarken gibi belli bir kalıplara oturtamamam.  Fırsat bulduğumda yapıyorum peelingimi, fırsatım oldu mu sürüyorum toniği, maskeyi. Sabahları erkenden uyanıp da Defne uyanmadan işlerimi halledecek kadar manyak değilim. Akşamları ise, günün yorgunluğuyla çoğu zaman o kadar mayışmış oluyorum ki sızıp kalmasam bile ne hevesim ne de enerjim oluyor. Benim gibi üşengen ama cildini seven anneler için önerim, bakım malzemelerini lavaboda hemen gözününün önünde ulaşabilecekleri bir yerde tutmaları, dolapların içine kapatmamaları. Biliyorsunuz özellikle babalar eve gelince lavabo hepimizin sığınağı ^^ Ben o gün makyaj yaptıysam , ki artık sadece dışarı çıktığımda yapıyorum hatta eğer arkadaşlarımla buluşmayacaksam makyaj yapmıyorum. Eve gelir gelmez, ellerimi yıkarken makyajımı da çıkarıyorum. Çünkü sonrasında unutabiliyorum. Ve makyajın uzun süre cildinizde kalması, hatta makyajla uyumanız cildinizde sivilcelere sebep olur, renk tonunu bozar. Ertesi gün cildinizin daha yorgun gözükmesini sağlar, bunu istemeyiz.

T-bölgemde derinleşmiş siyah nokta problemi yaşadığımdan ben özellikle her gün o bölgemi toniklemeye dikkat ediyorum. Eğer yüzümü serumlayacak ve nemlendirecek vaktim yoksa sadece gülsuyu ile siliyorum, çünkü kullandığım tonikler genişleşmiş gözeneklere yönelik olduğundan cildi kurutan cinsten. Gülsuyu hem bir tonik vazifesi görüp cildimi temizleyip, gözeneklerimi sıkıştırıyor, hem de diğer ürünler gibi cildimi kurutmuyor. Özelikle hassas bir cildiniz varsa, bu soğuk günlerde kullanmanızı tavsiye ederim. Genellikle hızlı çıkarılan maskeler kullanıyorum, Yves Rocher’in mavi serisinin siyah nokta maskesi 3 dk da kuruyor misal. Lavaboya girerken sürerseniz, çıktığınızda yıkayabilirsiniz. Bakımımı yapmayı ertelemiyorum bir de, eskiden genellikle uykudan önce kısa bir seremoni olurdu, şimdi genellikle Defne’yi uyutur uyutmaz banyoya girince günlük bakımımı yapıyorum. Aslında daha çok gecelik bakım oluyor ama, ben günlük diyorum  Artık yaş 24 olduğu için cildimi nemlendirmeyi ihmal etmemeye başladım, 25ten sonra ufak ufak kırışıklıklar ziyaretime gelecek biliyorum, daha dikkatli davranmam gerekiyor cildim konusunda. Aynı şekilde kullandığım ürünlerin içeriklerine de daha fazla dikkat eder oldum.  Nip Fab ürünlerini kullanıyorum bu ara, onların incelemesi de kısa zamanda gelecek. Artık blogumda güzellik ürünlerini de paylaşmaya başlıyorum, her şey böyle başlamıştı aslında. Defoş ortalığı dağıttı  Blogumun düzenlemesini bitirdikten sonra yazılarımı konularına göre gruplayacağım, bu her telden çalma durumu da biraz düzene girmiş olur. Şimdilik bu kadar,

Sevgiler,

Anna

62
1

Published by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir