10 Maddede Bir Ömür

”Eşinle nasıl tanıştınız?” sık aldığım sorulardan biri. Anlatırım,yazarım belki dedim ama açıkçası tanışma kısmının önemli olduğuna inanmıyorum ben. Hem bizim de öyle aşırı ilginç bir tanışma hikayemiz yok bence. Tanışma, ilk izlenim önemli değil demiyorum, ama ilişkiye başladıktan sonra sürdür (-ebil) me kısmı var ya asıl o önemli. İlk zamanlarda midemizde kelebekler uçuşuyor, akıl bir değil beş değil 15 milyon karış havada, hele ki bir de aşkınız karşılıklıysa sizden mutlusu yok, ama gerçeklere dönersek bir süre sonra illa ki o ayaklar yere basıyor ve ilk zamanlarda görmedikleriniz şimdi kocaman kocaman gözlerinize batmaya başlıyor. Asıl o zaman başlıyor bence ” aşk ” dediğimiz olgu. Çünkü aşk bence mutlu olduğunuzda hissettikleriniz değil, mutsuzluğunuza rağmen de hissedebildiğinizdir.  Güzel bir ilişki için, tecrübelerden ve izlenimlerden edindiğim 10 maddeyi yazdım.

Devamını gör!

54
0

Kitaplar Üzerine Sohbet

Kitap okumaya tam olarak ne zaman başladığımı biliyorum, zevksiz mecbur okumalardan bahsetmiyorum tabi ki.. Bir kitabı ilk defa ne zaman elimden düşürmediğimden, ilk defa ne zaman bittiğinde boğazımda bir düğüm oluştuğundan bahsediyorum. 9-10 yaşlarındaydım ve o yaz da nerdeyse her yaz gibi vaktimin çoğunu evde geçiriyordum ve çok sıkılmıştım. Türkiye’ye geldiğimiz senenin ertesi yazı, annemin işvereninin büyük oğlu Amerika’dan gelmişti ve kendi kütüphanesini karıştırırken  MARK TWAİN’den TOM SAWYER’İN MACERALARI ‘nı bana hediye etmişti. Mutlaka okumam gerektiğini çok seveceğimi söylemişti, ama o yaz havuza gitmek, bilmediğim ağaçlıklı bölgelere gidip Silivri’nin her tarafını arşınlamak gibi daha eğlenceli ve ilginç uğraşlarım olduğundan (!) kitabın yüzüne bakmamıştım.

Devamını gör!

19
0

Kısa Tarihimden Küçük Enstantaneler

İsmim cismim farklı olunca Türkiye’de yaşamaya başladığım günden beridir çeşitli sorulara maruz kalmaya alıştım ve hatta doğal buluyorum. Çünkü ben de meraklı bir insanım, yolda anadili gibi türkçe konuşan siyahi bir çinliye denk geldiğimde ben de merak ederim, hadi ben öğrendim de 0 nasıl nerden gelmiş ne olmuş, onun hikayesi ne diye. Şimdi siyahi bir çinli örneği çok eksantrik oldu tabi, ama siz beni anladınız bence.

İnstablogumu açtığımdan beridir de zaman zaman uyruğum,nasıl Türkiye’ye yerleştiğim vs. ile ilgili soru alıyorum. Ben de canım istedikçe kısa tarihimden enstantaneler başlığı altında , kısa tarihimden bahsetmeye karar verdim. Çünkü burası benim blogum, istediğimi yazarım ve çünkü neden olmasın ?

Şimdi sıkı durun, çok baştan alıyorum, en başından. Hz.Adem kadar en başı olmasa bile, benim gibi bir insan için olabilecek baya eski bir noktadan.

Devamını gör!

112
0

Anne Oduktan Sonra Günlük Bakımım Nasıl Değişti ?


Günlük bakım mı? Hangi ara dediğinizi duyar gibiyim. Yalan yok saçlarımı tarayacak vakit bulamadığımda, ben de isyanlarda geziyorum. Vakitten de ziyade enerji yoksunluğu.Bazen bütün gün pijamalardan çıkılmıyor, hatta o pijamalar ek gıda döneminin tatlışlığı sebebiyle bin bir türlü leke çeşitleriyle tanışıyor. Öyle yani. Ama yine de günlük bakım denen şeyin varlığını kendime hatırlatmaya çalışıyorum ve iyi de geliyor.  Çünkü kendimiz için ne kadar ufak olduğuna bakmaksızın bir şeyler yapmaya devam etmeliyiz,  rutin bazen çok rahatlatıcı olabilir.

Devamını gör!

30
1

Pişik Kremleri

Merhabalar!

Vizeler ardından sağlık problemleri derken oturup da yazı yazmaya fırsat olmadı, hatta instagramda da kaliteli paylaşım yapamadığımı düşünüyorum bir süredir birazcık ayrı kaldık haliyle, kafamda bir sürü yazı fikri var ama bakalım her gün yeni bir yaramazlık yeteneği kazanan bücürüğüm ne kadarını yapmama fırsat verecek 🙂

Konuya gelelim şimdi çok uzun bir yazı olmayacak bu sefer merak etmeyin, malum biraz kısa yazılar konusunda eksiğim var ama siz o kadar tatlısınız ki yine de beni üzmeyip ‘’ bir çırpıda okudum’’ diye mesajlar, yorumlar atıyorsunuz ( buraya kocaman bir kalp koydum size ^^)

Konumuz pişik kremleri ; Defne Eva doğduğundan bu yana hiç pişik olmadı , 8 aylık şu an. Ara sıra poposunda hafif kızarıklıkları oldu, ama pişik seviyesine gelmeden müdahale ettik hep. Kullandığımız ürünlerin kısa bir değerlendirmesini yapacağım, ardından da hafif bir kızarıklık gördüğümde ne yaptığımdan bahsederim.

Devamını gör!

22
0

Toz Pembe Hayaller Vardı

 

 

Biz yeni anneler genelde çok yakınırız, uyuyamıyorum, uyumuyor, emmiyor, 6 gündür kaka yapmadı, ek gıda istemiyor, kendi kendine oynamıyor, meme reddi, biberon reddi, 2 yaş sendromu, tuvalet eğitimi diye uzar gider bu liste..

Hepsi ayrı birer problem evet, ama bence çocuk yetiştirirken karşılaşacaklarımızın en hafifi.. Çok zor bir insan yetiştirmek, yaşadığımız yüzyılı düşününce iyi, sağlıklı, mutlu bir insan yetiştirmek daha da zor. Hep bir çelişkiler var yakamızı bırakmayan.

Devamını gör!

46
0

Uyku eğitimi / öncesi ve sonrası

Merhabalar!

Sonunda sizinle uyku eğitimi sürecimizi paylaşıyorum. Uzun bir süre geçti farkındayım, ancak tam anlamıyla oturması biraz zaman aldı. Bugün itibariyle tam 3 hafta! Sonuç mükemmel mi oldu ? Hayır, hala bir kaç çözülemeyen mesele var ama açıkçası şu an ki hali , benim için yeterli. Defne Eva artık gece uykusuna her akşam 8.30-9.30 arasında kendi yatağında ort.15 dakikada uykuya dalıyor. Gündüz uykuları hala problem, yaklaşık 1 aylık olduğundan beri gündüz uykularını pek sevmiyordu zaten, hep uykuya dalması için cebelleşiyorduk, genellikle bol ağlamalı oluyordu uykuya geçiş süreci. Ağlamaları baya azaldı, ama mümkün değil gündüz belli bir saatte uykuya yatıramıyorum. Tracy Hogg ‘un E.A.S.Y ( Eat- Active- Sleep- Your Time ) yöntemi bu açıdan bizde tutmadı. Akşam uyku saatini beklerken, gündüz uyku işaretlerini kovalıyorum, her çocukta farklıdır bu, ama bizimkiler şöyle ; oynarken dalgınlaşma, gözlerinin sulanması, kızarması, esnemeye başladıysa yandık çok uykusu var demektir. Birazdan iki uykusuna da ayrı ayrı nasıl hazırladığımı anlatacağım. Ama öncelikle tüm süreçten bahsetmek istiyorum. Biraz uzun bir yazı olacak, baştan uyarıyım 🙂

Devamını gör!

106
0

Gökyüzünün Karardığı Yerde

Gece yapılan araba yolculuklarını oldum olası sevmişimdir, hele ki biraz şehirden uzak gidiyorsanız, sadece arabanın far ışıkları aydınlatıyorsa etrafı…

Ne kadardım bilmiyorum, ama ayak numaram 30’lara gelmemiş, lavaboya taburesiz uzanamayacak, hava karardı mı tuvalete gitmeye korkup,zorda kalınca koşarak gidip gelecek kadardım işte. Eski, buram buram benzin kokulu, deri koltuklu bir arabada bir yere gidiyorduk annemle arka koltukta. Nereye gittiğimiz önemli değildi, önemli olan yolculuğun kendisiydi. Arka koltukta ikimizdik ve ben kafamı onun dizlerine koyup pencereden gökyüzünü izleyebiliyordum. Hava küçük bir çocuğun uyanık kalabilmesi için fazla kararmıştı, heyecan vericiydi çünkü hala uyanıktım. Devamını gör!

55
0