2016

Bugün 31 Aralık 2016… Son bir kaç senedir sene sonuna doğru yeni yıldan dileklerimiz genellikle geçen yıldan daha iyi bir yıl olması yönünde oluyor farkettiniz mi?

Toplu olarak hepimizin beklentileri ve yaşadıkları büyük bir tezat yaratıyor. Çocuk olmak ne kolaydı, yeni yıldan oyuncak isterdik, belki yeni bir elbisenin, ya da sonunda o karşı sınıftaki çocuğun teneffüste arkadaşıyla mektup yollamasının hayalini kurardık, dünyamız ne kadar küçük ama dertlerimiz ne büyük gelirdi. Şimdi ise dünyamız büyüdü, hayallerimizse küçüldü..Yaşamak istiyoruz sadece, huzurla, sağlıkla, korkmadan yaşamak. Üstünde söylenecek çok şey var, ama bir kısmına dilim varmıyor, bir kısmını ise yazmaya korkuyorum. Beni güvende hissettiren her bir güvenceyi teker teker yitirdiğimizi görüyorum.

2016 yılında Dünya’ya bir insan getirdim ben, canım, kanım, nefesim… Benden ama benden bağımsız, ömrümden öte hep seveceğim.. Hep özel olacak bu sene benim için, çok mutlu oldum, mutluluktan gözümden yaşlar gelesiye güldüm, sevdim, sevildim hem de, sardım, sarmanlandım, büyüdüm, bedenen 1 yaş daha aldım, ruhen genişledim, yükseldim biraz daha, atomlarıma kadar sevgiyi hissettim, olgunlaştım, sonra her bir kahkahada biraz daha çocuklaştım, paylaştım anıları, fotoğrafları, duyguları, bazen kendime anlatmakta zorlandıklarımı gelip yazdım, sizinle paylaştım, bazen hiç anlatamadıklarımı sevgili geldi buldu içimde, gözyaşlarımdan öptü benim, göz pınarlarını öptüm ben de kucağımda ağlayan bebeğin, kokladım, doya doya çektim bebek kokusunu, değiştim ve keşfettim, hala keşfediyorum, kendimi, dünyayı, kâlû belâdan beridir kavuşmayı beklediğim şu an minik bir bedene sığmış ruhu keşfediyorum… Bana bahşedilenlere şükrediyorum. Amma ve lakin çok korkuyorum, korkudan içim gidiyor, ya kaybedersem hiç tanımadığım, hiç konuşmadığım, hiç de zararımın olmadığı biri(leri) yüzünden sevdiğimi,  canımı, bebeğimi, ailemi…Her kayıpla o kişiyi seven oluyorum, kendimi onunların yerine koyuyorum.. Ben atlatamıyorum, Ekranlarımızı kararttık, lanet okuduk, dualar ettik sonra geçip gitti sanıyoruz, ama her ışıklardan geçişimde kalabalık bir caddede veya her haber alamayışımda bir sevdiğimden içimde kaybolan bir şeyler var.. Sizin de var biliyorum..  Gitmekte olduğumuz yola bizi sürükleyenleri bilemem belki, yolun nereye vardığını da öngöremem belki, ama o yolda düşen sensin, benim, o yolda yitip giden bizleriz biliyorsun. Geçen hafta Arda’nın tedavisi için 1 milyon liraya ihtiyaç olduğunu gördüğümde ve ardından 2 günde tüm paranın toplanmasına şahit olduğumda bir kez daha anladım istenince ne güzel birlik olunduğunu, hiç bir engelin ve hiç kimselerin engel olamadığını, Arda’ya yardım eden, Arda’ya dua eden herkesin seninle aynı düşüncede olduğunu mu düşünüyorsun? Farklı kimliklerde, farklı inançlarda, farklı karakterlerde belki onbinlerce insan.. Hiç birimiz kötü insanlar değiliz aslında, anlayamıyoruz sadece birbirimizi, aynı tarafa giden bir yolun sen sağında yürüyorsundur ben solunda, kim okur beni bilmem, ama tanımasam da hepimizin aynı şeyi istediğinden öylesine eminim ki, barış, huzur, sağlık… Bu üç kelime için benim  hala ama hala minicik de olsa bir umudum var. Yaşatmak zorundayız bu umudu.. 2017 ne olursun güzel bir yıl ol,  ”aması ”olmasın hiç bir mutluluğumuzun ve hayatta kaldığımız mutlu olduğumuz için utanmayalım bir daha hiç..

Hepinize mutlu seneler,

Anna

33
0

Published by

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir